
Bazı şeyleri yazmak, yaşamaktan daha kolaydır. Bu sadece ifade meselesi değildir; insanın kendisiyle kurduğu mesafenin bir sonucudur. Yazarken durabilir, düşünebilir, geri dönebilir. Aynı şeyi hayatın içinde yapamaz.
İnsan çoğu zaman ne hissettiğini yaşarken anlayamaz. O anın içindeyken her şey dağınık, eksik ve belirsizdir. Ama oturup yazdığında aynı şeyler bir düzene girer. Cümleler kurulur, nedenler bulunur, duygular yerini alır. Sanki en başından beri böyleymiş gibi görünür.
Bu yüzden yazı ikna edicidir. Çünkü geriye dönüp kurulur.
Hayat öyle değildir. Hayat, insanı hazır olmadığı anlarda yakalar. Karar vermek için beklemez. Yanlışları geri sarmaz. O yüzden insan çoğu zaman bildiği gibi yaşamaz; yaşayabildiği gibi yaşar.
Yazı ile hayat arasındaki fark burada ortaya çıkar. Yazıda net olan şey, hayatta karşılığını bulmaz. Yazarken doğru gelen bir düşünce, yaşarken dağılabilir. İnsan bunu fark ettiğinde bir çelişki yaşadığını sanır. Oysa bu bir çelişki değil, iki farklı alanın doğasıdır.
Yazmak, insanın kendine yaklaşma biçimidir. Yaşamak ise çoğu zaman kendinden uzaklaşarak ilerler. Bu yüzden bazı insanlar en açık hâllerini yazıda görür. Orada ne hissettiklerini daha net bilirler. Ama aynı netliği hayatın içinde sürdüremezler.
Zamanla şunu fark edersin: Yazdığın şeyler, yaşadığın şeylerin aynısı değildir. Yazı, yaşananı düzenler, eksikleri tamamlar, boşlukları doldurur. Ama hayat boşluk bırakır. Ve o boşluklar çoğu zaman kapanmaz.
İnsan bazen yazdıklarına daha çok inanır. Çünkü yazı, hayatın veremediği bütünlüğü sunar. Oysa o bütünlük, sonradan kurulmuştur. Yaşanırken öyle değildir.
Bu yüzden yazmak bir çözüm değildir. Hayatı düzeltmez. Sadece insanın kendiyle kurduğu ilişkiyi daha görünür hâle getirir.
Çünkü yazı, hayatın kendisi değildir.
Onun geride bıraktığı izdir.
İnsan bazen o izi takip ederek, yaşadığı şeye ilk kez yaklaşır.
Yazı benim için kendimi ve dünyayı anlamanın bir yolu. Denemeler ve düşünceler üzerinden kimliğin, dilin ve değişimin izini sürüyorum; bizi gerçekten dönüştüren küçük anların peşinden gidiyorum. Bir sonraki cümle, belki seni çağırıyordur; o yüzden arada geri dön, kelimeler bazen sadece doğru kişiyi bekler, anlaşılmak için.
Bağlı kalın — yeni yazılar ve düşünceler için bültenime abone olun.