Makalelere Dön
Makale № 5
Haziran 2026

Yetmiş Yaşında Bir Çocuk

Uyku benden bir teslimiyet istiyor. Her gece.

Türkçe·English·Français
Açık Tema
Otomatik Tema
Koyu Tema
Yetmiş Yaşında Bir Çocuk
ChatGPT ile oluşturuldu

Uyumak, bilincimi yatağın kenarına bırakıp, fikirlerimi bilinçaltımın saklı hazinesine teslim etmeyi gerektiriyor ve ben derinimde saklı olan bütün bilgilerin rüyalarla açığa vurulmasıyla başa çıkamıyorum.

Uyumak benden bir teslimiyet istiyor.

Her gece.

Sanki kapım çalınıyor da içeride ne varsa emanet etmem bekleniyor.

Oysa ben güvenmiyorum kendime.

İnsan bazen kendi evine de güvenmiyor.

Karanlık bastığında eşyaların yer değiştirebildiğini gördüm çünkü.

Bir düşüncenin, sabah olduğunda başka bir yüzle dönebildiğini.

Bir hatıranın, üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen ölmediğini.

Uyku biraz mezarlığa benziyor.

Herkes sessiz sanıyor.

Ben içeriden sesler duyuyorum.


Kendim için yapılabilecek her şeyi ancak ben yapabilirim.

Bu cümleyi ilk duyduğumda acımasız bulmuştum.

Şimdi yalnızca doğru buluyorum.

Eğer içimde akan şey gerçekten bir okyanussa, başka insanların sevgisi ancak sularımı besleyen bir ırmak olabilir.

Fırtınayı haber verebilir.

Ama fırtınayı yaşayacak olan yine benim.


Ben bugün yetmiş yaşında bir çocuğum.

Bazı insanlar buna çelişki diyecek.

Ben hayat diyorum.

İnsan bazen yaşlanmıyor çünkü.

Sadece bir olayın etrafında dönüyor.

Yıllarca.

Aynı yaranın çevresinde.

Aynı cümlenin.

Aynı gecenin.

Takvim ileri gidiyor.

İnsan yerinde kalabiliyor.


Ben bugün bütün hatalarımın telafisiyim.

Affı değil.

Telafisi.

Sanki hayat yıllardır arkamdan geliyor da kırdığım her şeyi teker teker bana taşıyor.

Al, diyor.

Bu da senin.

Bu da.

Bu da.


Ben dün yalnız bir adamdım.

Bugün yalnızlığın kendisiyle baş başayım.

İki kişiyiz.

Birbirimizi sevmiyoruz.

Ama ayrılmıyoruz da.


Ölüm hakkında düşündüğümde aklıma ilk gelen şey son değil.

Kesinlik.

Çünkü ölüm dünyadaki en emin şey.

Yaşam ise tam tersi.

Sürekli fikrini değiştiriyor.

Belki bu yüzden ölümden çok hayat yoruyor insanı.

Her sabah yeniden karar vermek zorunda kalıyorsun.

Kalıp kalmamaya.

İnanıp inanmamaya.

Devam edip etmemeye.


Yine de içimde bir şey var.

Adını bilmiyorum.

Umut demeye utanıyorum.

Çünkü bazı kelimeler fazla kullanıldığında ağırlığını kaybediyor.

Ama bir şey var.

Beni yarına iten.

Önüme değil.

Yarına.

Ve şimdilik

bu yeterli geliyor.

Yazı, kendimi ve dünyayı anlamanın yoludur. Deneme ve düşünceler aracılığıyla kimlik, dil ve dönüşümü keşfederim — bizi şekillendiren küçük anları.

Bağlı kalın — yeni yazılar ve düşünceler için bültenime abone olun.

uykuyalnızlıkölümumutteslimiyet