Makalelere Dön
Makale № 7
Temmuz 2026

Yalnızlıkla arası iyi değildi belli

Bense en çok yalnızken bendim.

Türkçe·English·Français
Açık Tema
Otomatik Tema
Koyu Tema
Yalnızlıkla arası iyi değildi belli
ChatGPT ile oluşturuldu

Yalnızlıkla arası iyi değildi belli.

Bense en çok yalnızken bendim.

İnsanların benimle ilgili tanımları vardı. En güzel sıfatları koyuyorlardı adımın önüne. Ama hiçliğin önüne koyulan şeylerin bir değeri yoktur. Benden beklenmeyen neyse, ben oyum.

Bazen insan kendini en çok, kimsenin bakmadığı yerde tanır.

Kalabalıkta herkes biraz kendinden vazgeçer.

Bazısı bunu fark eder, bazısı taşların arasındaki çizgilere basmadan yürümeye çalışır.

Onu kalabalıklar içinde tanıyamazdım.

Yalnızken başka, insanların içindeyken bambaşka biriydi.

Bu sadece bir uyum meselesi değildi.

Sanki iki ayrı hâl vardı ve aralarında bir bağ yoktu.

Böyle birini anlamaya çalışmak, eksik bir şeyi tamamlamaya benzer.

Söylenenler yetmez.

Söylenmeyenlerin peşine düşersin.

Bir bakarsın, karşındaki insanı değil,

onun içinde olabilecek ihtimali anlamaya çalışıyorsundur.

İnsan burada fark etmeden yer değiştirir.

Başta dışarıdan bakarken,

sonra o anlamın içine girer.

Zamanla o kişi değişmez aslında.

Ama senin ona verdiğin yer büyür.

Ve o yer büyüdükçe,

senin kendine ayırdığın alan daralır.

Bir noktadan sonra mesele artık o değildir.

Onun nasıl olduğu değil,

senin onun etrafında nasıl şekillendiğindir.

O bütün gibi görünür.

Sen ise onun içinde bir parça olmaya razı gelirsin.

Ama bu razı oluş fark edilmez.

Çünkü yavaş olur.

İnsan bazı şeyleri bir anda kaybetmez.

Yavaş yavaş vazgeçer.

Fark etmeden.

Sonra bir gün bakar:

Anladığını sandığı şey duruyordur hâlâ,

ama kendisi eskisi gibi değildir.

Ve bunu hemen fark etmez insan.

Bir kopuş yaşamaz.

Bir şey kırılmaz.

Hiçbir şey dramatik bir şekilde bitmez.

Sadece bazı şeyler eskisi gibi işlemez.

Aynı yerde durur,

ama aynı şekilde duramaz.

Önceden kendiliğinden gelen şeyler

şimdi çaba ister.

Konuşmak ister ama konuşmaz.

Sormak ister ama erteler.

Netleşebileceği yerde bekler.

Bunun adına sabır der önce.

Sonra anlayış.

Ama değildir.

Yavaş yavaş fark eder:

Orada kurduğu şey, karşısındakiyle ilgili değildir artık.

Kendi içinde büyüttüğü bir şeydir.

Ve o şey büyüdükçe

karşısındaki küçülmez.

Ama gerçekliği yetmez.

İşte o noktada insan tuhaf bir yerde kalır.

Ne gördüğüne dönebilir,

ne kurduğunu sürdürebilir.

Çünkü biri gerçektir ama eksik gelir.

Diğeri tamamdır ama yoktur.

İnsan burada kalmayı seçer çoğu zaman.

Gitmediği için değil,

gidemediği için de değil.

Orada kalmak daha tanıdık olduğu için.

Sonra zaman geçer.

Ve zaman hiçbir şeyi çözmez.

Sadece alışkanlıkları derinleştirir.

Aynı yere bakmaya devam eder insan.

Gördüğü şey değişmez.

Ama bakışı değişir.

Bir süre sonra şunu fark eder:

Orada beklediği şey,

karşısındaki değildir artık.

Kendisinin geri döneceği andır.

Ve o an gelmez.

Çünkü insan bazı şeyleri kaybetmez.

Yerini değiştirir.

Kendine ait olanı,

geri alamayacağı bir yere bırakır.

Ve en sonunda şunu kabul eder:

Ne beklediği şey eksiktir,

ne de olan şey yetersiz.

Eksik olan,

geri dönmeye çalıştığı yerin

artık ona ait olmamasıdır.

Yazı benim için kendimi ve dünyayı anlamanın bir yolu. Denemeler ve düşünceler üzerinden kimliğin, dilin ve değişimin izini sürüyorum; bizi gerçekten dönüştüren küçük anların peşinden gidiyorum. Bir sonraki cümle, belki seni çağırıyordur; o yüzden arada geri dön, kelimeler bazen sadece doğru kişiyi bekler, anlaşılmak için.

Bağlı kalın — yeni yazılar ve düşünceler için bültenime abone olun.